BİR KEZ DAHA "SEVGİLİLER GÜNÜ"NE DAİR ..
Yine günler ucu ucuna ulanmakta 10, 11, 12, 13 diye. Aylardan Şubat ve “toplu sevgi ayini günü” 14 Şubat kapıda bir kez daha .. 13 Şubat akşamı ufukta kızararak kaybolan güneş, bu kez tan yerini boyamakta “aşk kıpkırmızısına” ...
Daha dün, kurban bayramındaki toplu hayvan kesimine karşı çıkanlar, o “kıpkırmızı toplu sevgi ayini akşamına” hazırlanırken harıl harıl, bu kez de kurban bayramında akıttığı kanı alnına sürenlerin sesi yükselmekte bu “caiz” olmayan ayine karşılık ..
Sevgiler mi ?
Onlar, kana bulanmışken kıpkırmızı ve fiyatları biçilmişken bizzat sevgilileri eliyle; parlatılıp, süslenip püslenip ikram edilecekleri altın tepsilerde boyunları büküktür şimdi ..
Dün akla gelmeyen, yarın da başka önceliklerin gölgesinde kalmaya mahkûm sevgilerin günüdür sevgililer günü .. “Nefes alır gibi, adım atar gibi, uyur gibi, yemek yer gibi sevgiler”in sevgililer gününe de ihtiyacı yoktur, sevgililer gününde vitrine çıkmaya da .. Sevgi, nefes alır gibi sıradan ve yaşamsalsa o kadar; o vakit sevgidir ..




